<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>Teknolojik Ya&#351;amlar</title>
	<link>http://semih88.azbuz.com</link>
	<description>Teknolojik Ya&#351;amlar</description>
	<language>tr</language>
	<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
	<lastBuildDate>30 Oct 2007 11:31:09 GMT</lastBuildDate> 
<image>
  <title>Teknolojik Ya&#351;amlar</title> 
  <link>http://semih88.azbuz.com</link> 
  <url>http://s.azbuz.com/images/RSSlogo.gif</url> 
  <width>117</width> 
  <height>35</height>
  </image>
	
	
	
	<item>
		<title>Zamanda Yolculuk Ger&#231;ek Oluyor</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://semih88.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007030059</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Rus bilim adamları İsviçre'de yapılacak ve evrenin oluşumunu inceleyecek olan 9 milyar dolarlık deneyin bir zaman tüneline yol açacağını iddia etti <br><br>Canlı kopyalama, ısmarlama organlar, aya seyahat derken, iki Rus matematikçi, dün bilim gündemine damgasını vuracak bir açıklama yaptı ve 'Mayıs ayında gelecekten gelen misafirler için hazırlanın' dedi. İşin aslı ise, fizik biliminin gizemli ayrıntılarında gizli. İsviçre'nin Cenevre kentindeki Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN), mayıs ayında bugüne kadar yapılmış en büyük fizik deneyini gerçekleştirecek. 4 milyar dolara malolan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (Large Hadron Collider, LHG) ilk kez denenecek. Bu deneyde, atomlar birbirlerine ışık hızına yakın bir hızla çarpışıtırılacak. Ortaya evrenin varolmasına neden olan 'Büyük Patlama'nın ilk saniyelerinin küçük bir örneği çıkması bekleniyor. Böylece evrenin kökeniyle ilgili bilgi elde edilecek. <br><br>Bilim kurgu değil <br><br>Buraya kadar her şey kuantum yani parçacık fiziğinin alanı olarak gözüküyor. Ancak Moskova Steklov Matematik Enstitüsü'nden iki matematikçi Irinia Arefava ve Igor Volovich'e göre bu deney sırasında ortaya çıkan yüksek enerji, zamanda bir kırılma yaratacak. Atom düzeyinde bile olsa bir zaman tüneli oluşacak. Dünyanın sayılı matematikçilerinden Volovich'in bu iddiası bilim dünyasında 'rüya ya da bilim kurgu' olarak değil ciddiyetle karşılandı. İddiayı dünyanın sayılı bilim dergilerinden İngiliz NewScientist, kapağına taşıdı. <br><br>Tarihe geçecek deney <br><br>LHC'deki çarpışmada 7 teraelektronvolt (TeV) miktarında enerji açığa çıkaracak. 1 TeV, bir sivrisineğin uçarken çevresine yaydığı kinetik enerjiye eşit. Ancak bu enerjinin, sivrisineğin 1 trilyonda biri küçüklükte bir alanda ortaya çıktığı düşünüldüğünde, enerjinin büyüklüğü ortaya çıkıyor. Ünlü Alman fizikçi Einstein'in teorisine göre uzay en, boy, yükseklik ve zaman olarak 4 boyuttan oluşuyor. Ve zaman uzayı bir örtü gibi çevreliyor. Yüksek bir enerji, uzayda bozulmaya neden olarak, zamanda bir 'tünel' yaratabiliyor. <br><br>Bu zaman tüneliyle teoride, geçmişe yolculuk mümkün. Volovich'e göre yüzyıllar veya bin yıl sonra, torunlarımız tarih kitaplarında, CERN'deki deneyi okuyacak. Deneyin ne zaman, kaçta ve nerede yapıldığı hakkında bilgi sahibi olacaklar. Ve o zamanki teknolojiyi kullanarak, açılmış olan 'zaman tünellerinden' bizi ziyaret edecekler. <br><br>E=mc2 <br><br>Dünyanın en ünlü formüllerinden biri olan Einstein'in görecelik teorisine göre yeterince ağırlıkta bir kütle veya yeterince büyük bir enerji, uzayda ve onu çevreleyen zamanda bir bozulmaya neden olabilir. Bilim adamlarına göre CERN'deki deney, Einstein'in teorisinde belirttiği kadar bir enerji açığa çıkaracak. <br><br>Türkiye de katılıyor <br><br>* CERN Enstitüsü'nde yapılacak olan deneyde 2 tonluk dev bir mıknatıs Fransa-İsviçre sınırının 100 metre altındaki 27 km'lik tünele yerleştirilecek. <br><br>* 16 metre yüksekliğinde, 17 metre genişliğinde ve 13 metre boyundaki mıknatıs yer altındaki 15 parça ile birleştirilecek. <br><br>* 13 yıldan beri hazırlıkları devam eden deneyin maliyeti 9 milyar dolar. <br><br>* 36 ülke ve 2 binden fazla fizikçinin yer aldığı projeye Türkiye'den Boğaziçi, Çukurova ve ODTÜ fizik bölümlerinden öğretim görevlileri katılıyor. 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>7 Mar 2008 18:14:01 GMT</pubDate>
		<guid>http://semih88.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007030059</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Microsoft Flight Simulator 2002</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://semih88.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005121421</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Uzun zamandır elimde bekleyen bir oyundu FS 2002 fakat ilk defa bir FS oyunu oynamamdan dolayı oyun üzerinde biraz ustalaşmadan incelemeyi hazırlamak istememiştim. Ama sonunda karşınızda işte. Aslında işim biraz zor. Zira yazacak çok şey var ve bunların en yararlılarını ayıklayıp size sunmak zorundayım. Bir de diğer FS oyunlarını oynamadığım için hiçbir karşılaştırma yapmadan oyunu inceleyeceğim. Neyse adım adım başlayalım işe.<br><br>FS 2002 gerçeğe en yakın yapılmış oyunlardan biri denebilir. Hatta FS serilerine oyun demek yanlış olur. Çünkü bu serinin oyunları tam bir uçuş eğitmeni olabilecek kadar gerçekciler. İşte bu gerçekçilik bazılarınızı benim gibi oyundan uzak tutmuş olabilir. FS serilerinin diğer oyunlarını almamamın nedeni de zaten oyunun bu kadar gerçek olmasıydı. Ama bir deneyelim diye aldığım FS 2002 beni kendine bağımlı etti. Şöyle ki; artık gelecekteki mesleğim pilotluk oldu diyebilirim. Bu eğitici oyunda herşey o kadar gerçekçi olarak tasaralanmış ki insan inanmakta bile güçlük çekebiliyor. 3 CD olmasının nedeni de sanırım bu. Aranızda "Sen gerçek uçağı nerden bileceksin de bu oyuna gerçeğe yakın diyosun" diyenler olabilir ve haklılar. Hemen onu da açıklayayım. Bu oyunu aldıktan sonra bildiğim tüm arama motorlarından uçaklar ile ilgili siteleri aradım hepsini gezdim. Hatta tüm gün internette uçaklar ile ilgili bilgiler bile okuduğum oldu inanın bana. Ama hala amatörüz çünkü bilmediğimiz o kadar çok şey var ki.<br><br>Her neyse oyunun kurulumundan başlayalım en iyisi. FS 2002 bilgisayarınızda normal olarak bir kurulum yaptığınızda Hard-diskinizde ortalama 1,2 gb'lık yer götürüyor. Ama şiddetle size oyunun tamamını bilgisayarınızı kopyalamanızı öneriyorum. Çünkü tam olarak (Complete installation) oyunu bilgisayarınıza kopyalamayınca oyun cd'den okunuyor. Zaten uzun olan yükleme süreleri nerdeyse 2 katına çıkıyor. Hele bir de yavaş bir cd-rom'unuz varsa benim gibi başınız belada demektir. Onun için en iyi çözüm 2gb yer götürse de oyunun hepsini bilgisayarınıza kopyalamaktır. Oyunun kopyalanması yaklaşık 3 cd'nin hepsini içerdiğinden ortalama 20 dk civarında sürüyor. Tüm bu kopyalama işlemi bittikten sonra bilgisayarınıza kurulan FS ile ilgili tüm dosyalar işleniyor (birleştirme, düzenleme). Bu da yaklaşık bir önceki kurulum işlemi kadar uzun sürüyor. Bu işlemi gerçekten gerekli denebilir çünkü oyun oldukça detaylı olduğundan Hard-disktteki okuma işlemi süresi ne kadar aza indirilirse o kadar oyundan alacağımız hız ve zevkte artacaktır. Kurulum işlemi bittikten sonra eğer masaüstüne kısayol koymasını istemişseniz masaüstünüze çıkan şeyler dikkatinizi çekecektir. FS 2002 ikonundan başka Flight Instructor (FI) ve Flight Ace 2 (FA2) adında iki ikon da birlikte bulunuyor. FA2 ise başlı başına bir oyun ve masaüstüne çıkan bu simge onun setup dosyası oluyor. Eğer o oyunu da kuracak olursanız bir 500 MB'ı da o götürüyor haberiniz olsun. FA2'den kısaca bahsedecek olursak; bir savaş uçakları simülasyonu denebilir. FS kadar olmasada o da gerçekci bir savaş simülasyonu. Şiddetten, stresten arındırılmış FS'nin yanında biraz daha eğlendirici bir oyun şeklinde iyi bir alternetif olarak görülüyor. Hatta incelemesi yapılacak kadar da iyi. Ayrıca oyunla birlikte bir harita editörü de geliyor. Sanırım yavaş yavaş 3 CD'nin hakkı çıkıyor gibi.<br><br>Şimdi oyunumuza giriyoruz. FS 2002'de tam 21.000 tane dünya üzerindeki havaalanı/limanı tanımlanmış. Bu sayı bile insanı dehşete düşürebilecek düzeyde. Ve bunların çoğu gerçeğine bire bir yakın olarak dizayn edilmiş. Türkiye'de bulunan tüm havaalanları da oyunda mevcut ama maalesef hiçbiri gerçeğine benzemiyor. En azından Atatürk havalimanını yapabilirlerdi ama düşünmeleri yeter. Ağrı'dan tutun İstanbul'a kadar tüm havaalanlarımız var. Ayrıca çaktırmayın Ağrı'da havaalanı olduğunu yeni öğreniyorum... Dünyaca ünlü şehirlerde oyunda bire bir olarak yapılmış. Tahmin edeceğiniz üzere Paris, Londra, New york, Washington bunlardan sadece birkaçı. Bu ünlü şehirdeki ünlü yapıtları görmekte sanırım farklı bir deneyim. Eyfel kulesi, Empire State building, Pentagon ve diğerleri... Hepsi bu maksimum detaylı oyunda mevcut. Yalnız bir noktaya değinmek istiyorum, oyunda Amerikan halkını o günlere geri döndürmemek, aslında tüm insanlığı yeniden üzmemek amacıyla Dünya Ticaret Merkezinin (World Trade Center) İkiz kuleleri çıkartılmış. <br>Uçaklara gelirsek; oyunda yaklşık 15 tip uçak türü ve bunların farklı modelleri mevcut. İlk aklıma gelenler Boeing 747, Cessna, Cravan floatplane, jumbo jet... Ayrıca diğer sürümlerini oynamadığımdan diğerlerinde olup olmadığını bilmediğim bir jetranger III tipi helikopter de oyuna eklenmiş. Bu helikopter şehirleri gezmek için birebir. Özellikle NewYork'ta bir helikopter turu atmak insana gerçekten yeni bir heyecan yaratıyor.<br><br>Oyuna girer girmez yapacağınız ilk iş sanırım grafik ayarlarına bakmak olacaktır. Her ne kadar FS düşük bir sistem ister gibi görünse de iyi bir grafik kartınızın ve yüksek Ram miktarınızın olması şart. Tamamen 3D hazırlanmış ağaçlar, binalar, uçaklar makinanızı kasabilir. Aklınıza gelebilecek tüm grafik ayarlarını oyun içinden kendi sistemineze göre yapın. Oyundan yüksek miktarda zevk alabilmeniz için yüksek FPS ile oynamanız büyük bir etken olacaktır. Herşeyin en ince ayrıntısına kadar özenle yapılmış olan haritalarda bedavaya uçak turuna çıkmak emektar bilgisayarınızla olacak gibi görünmüyor herhalde. Aslında grafikleri anlatamaya burada başlamak istemezdim ama daldık bi kere. Grafikler tek kelimeyle mükemmele yakın denilebilir. Uçarken aşagıda göremediğiniz ağaçların biraz alcalınca tamamen 3D olarak hazırlanması sanırım grafiklerin ne kadar detaylı olduğuna en güzel örnek. Yüksek dağların üzerine çöken sisler, alçaktan uçtuğunuzda görebileceğiniz deniz dalgaları, dikkatinizi çekmemesi imkansız olan güneş ışığı, yansıma efektleri insanı gerçektende bir uçağın içinde olduğu hissi veriyor.<br><br>Uçakların modellenmelri de mükemmel. Yanlız tabi ki garfiklerde birkaç sorun var ancak gözardı edilebilecek cinsten sorunlar bunlar. En başka kokpitin 2D dizaynı süper grafik şöleni içinde sınıfta kalıyor. Kokpitin 2D düzenlenmesindeki en büyük etken oynanbilirliğin maksimum seviyeye çıkartılması. Gerçek bir uçağın kokpitinin aynısı eğer 3D olarak düzenlenmiş olsaydı sanırım zaten zor olan uçağı kullanmak iyice zorlaşırdı gibi geliyor bana. Özellikle göstergeleri görmek biraz daha zor olurdu. Onun için 2D olması bir yönden iyi bir yönden de kötü sayılabilir. Bir de dünya çok büyük olduğundan normal olarak uçakla ilerledikçe texture hesaplamaları yapılıyor. Yani, İstanbul Ankara arası 500 km ise bir anda haritanın tümünü okumayı imkansızlaştıracağından hesaplamalar ilerledikçe yapılıyor. Bu da karşınıza ilk çıktığında bir dağın berbat olmasına, yaklaştıkça grafik hesaplamalarının yapılıp gerçek görüntüse kavuşmasını sağlayarak grafiklerin başta biraz tuhaf görenmesine neden olabiliyor. Ama bu kadar kusur kadı kızında da olur diyerek incelemeye devam ediyoruz.<br><br>Şimdi oyunu oynarken bir kağıda aldığım ufak ama önemli notlardan bahsetmek istiyorum. Oyundaki menülerden "Welcome" menüsüne girdiğinizde "Getting Started" diye bir butonla karşılaşacaksınız. Bu butona bastığınızda Windows Media Player karşınıza çıkacak. FS serilerini ilk kez oynayanlar için oldukça yararlı bir olayla karşı karşıyayız şimdi. WMP üzerindeki play butonuna bastığınızda King Pilot Eğitim Merkezindeki iki kişi size oyunun oynanması ile ilgili ufak ama önemli birkaç şey öğretiyor, görüntülü ve sesli olarak tabi ki. Bu gibi birkaç filmden sonra sanırım biraz oyunun oynanışı ile ilgili bilginiz olur. Yalnız önemli bir detay var. Bazen iki film birden olabiliyor. Bu filmlerden biri oyunu joystick ile oynayanlar diğeri ise klavye ile oynayanlar için hazırlanmış. Bu filmeleri izledikten sonra artık uçak kullanmayı öğrenmeye başlayabiliriz. Yaklaşık 20 tane olan ve herbiri ortalama 10'ar dk. süren tüm eğitim bölümlerinin herbirini oynamanızı tavsiye ediyorum. Bu eğitim bölümlerine önce bir öğrenci olarak başlıyoruz ve en sonunda ise bir Boeing kullanabilecek kadar eğitilmiş bir pilot oluveriyoruz. Her şey basit gibi görünse de eğitim bölümleri bitip koca bir uçakla tek başımıza kaldığımızda ne kadar zor olduğunu anlıyoruz. Çünkü eğitim bölümlerinde sürekli hangi tuşa basacağımız söyleniyordu ama normal bir uçuşta siz neye ne zaman basacağınızı bilmek zorundasınız. Tamamen gerçeğe yakın olarak dizayn edilmiş bir uçağı uçurmakta ancak bu eğitim bölümlerini ustalıkla bitirdiğimizde oluyor. <br>Uçaklar o kadar gerçekci dizayn edilmiş ki en ufak bir gösterge bile gerçekte olduğu gibi işinize oldukça yarıyor. Örneğin 20 derece sağa dönüp havaalanını ortalayıp ineceksiniz diyelim. Bunun için motor gücünü (throttle) gerekli olan seviyeye getirmeli dönüş derecelerini gösteren göstergeye bakarak 20 derece sağa dönüp istediğimiz konuma gelmeliyiz. Daha sonra uçağın kanatlarını ortalayıp hızı tamamen kapattıktan sonra tekerleri açmalı ve piste doğru yavaş yavaş süzülmeliyiz. Sonra yere indiğimizde artık frenleyip durmalıyız. Tüm bu anlattıklarım inanın kolay gibi görünebilir ama gerçekten oldukça zor. Bir dergide okuduğum habere göre FS 2002'nin Amerika'da eğitim veren bazı pilot eğitim merkezlerinde uygulama için simülasyon olarak kullanıldığını yazıyordu. İşte o kadar gerçeğe uygun yani.<br><br>Oyunla ilgili bir diğer detay ise hava olayları. Gece, gündüz, kuşluk, öğle bildiğiniz tüm vakitler oyunda mevcut. Ayrıca tüm yağış olaylarıda. mesela 12 saatlik bir uçuşa gece başladıysanız zaman ilerledikçe güneşin doğuşunu izleyebilirsiniz. Hatta bir uçuşa başlamadan önce internete bağlanıp o günkü gerçek hava durumuna göre uçuşa başlayabilirsiniz.<br><br>Uzatmadan birkaç detayı daha anlatıp son paragrafımı yazacağım artık. Bir eğitim uçuşuna başlamadan önce İngilizce bir metin olarak yazan bilgiler eğer iyi bir İngilizceniz varsa oldukça işinize yarayacaktır. Hatta bu metinleri yazıcınız ile yazdırıp dersinize çalışabilirsiniz <img src="/images/smiley/s01.bmp" > Diğer bir önemli nokta ise yine gerçeğe oldukça uygun olan Interactive Air Traffic control (ATC) olayı. Bu şu demek oluyor. Uçuşa başlamadan ya da havaalanına inmeden önce kuleyle irtibata geçip hava trafiği ile ilgili bilgi almanız gerekiyor. Hatta bazen havada iken karşıdan gelen bir uçak görebilirsiniz. Gelen uçağa dalmaya kalkmayın bunu başaramazsınız çünkü FS tamamen şiddetten arındırılmış bir oyun. Hiçbir şekilde bir binaya çarpamaz ya da ölüm dalışları yapamazsınız. Şayet böyle birşey yaparsanız uçuşunuza en baştan başlamak zorunda kalabilirsiniz. Eğer şiddet istiyorsanız yazını başında belittiğim FA2 oyununu oynayın.<br><br>Oldukça emek harcanan ve bir Microsoft klasiği bir oyunu tanıtmaktan gurur duyuyorum. Gerçekten piyasada bulabileceğiniz en iyi uçuş simülasyonu oyunu kesinlikle FS 2002'dir. Bir amatör olarak yanlış yazdığım ya da atladığım yerler mutlaka olacaktır, bağışlamak ise siz okurlara düşer. Kesinlikle simülasyon sevenlerin kaçırmaması gereken, simülasyon serilerine yeni başlayanlar için ise alınabilecek bir oyun. Şiddet ve aşırı eğlence tutkunları bu gerçekcilik karşısında şoka girebileceğinden bu oyundan uzak dursunlar. İyi uçuşlar dileğiyle... <br><br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>3 Nov 2007 13:58:21 GMT</pubDate>
		<guid>http://semih88.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005121421</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>T&#252;rkiye Cumhuriyeti Vatanda&#351;&#305; olmak</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://semih88.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005069576</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <br><br><br>Ey Türk gençliği birinci vazifen Türk istiklalini,Türk cumhuriyetini,ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur.Bu temel senin en kıymetli hazinendir.İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır.Bir gün istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen,vazifeye atılmak için,içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şereatini düşünmeyeceksin!Bu imkan ve şerait,çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir,İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar,bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş,bütün tersanelerine girilmiş,bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere,memleketin dahilinde,iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulanabilirler.Hatta bu iktidar sahipleri,şahsi menfaatlerini,müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.Millet,fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.Ey Türk istikbalinin evladı!işte,bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen,TÜRK İSTİKLAL VE CUMHURİYETİNİ kurtarmaktır!Muhtaç olduğun kudret,damarlarındaki asil kanda mevcuttur.GAZİ MUSTAFA KEMAL  
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>30 Oct 2007 21:45:37 GMT</pubDate>
		<guid>http://semih88.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005069576</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Zamanda Yolculuk</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://semih88.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005069951</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Günümüzün bilimsel olanaklarıyla zamanda yolculuk etmek imkansız gibi görünmekte. Peki, zamanda yolculuk etmek gerçekten mümkün mü? Bazı bilim adamlarının iddialarına göre bu tamamen anlamsız bir düşünce. Zamanda yolculuk imkansız bir teori .Fakat günümüzde bir grup bilim adamı, zamanda yolculuk teorisini gerçek hale getirmek için çalışmaktadırlar. Şimdi bu teoriye bir göz atalım. <br><br>Albert Einstein'nin izafiyet teorisine göre " Eğer bir cisim ışık hızında ilerliyorsa,yanından geçen zaman yavaşlayacaktır." Yani başka bir deyişle, cisim ışık hızına ulaştığı zaman, içinde bulunduğu zaman kavramı duracak ve bir zamansızlık boyutunda yer alacaktır. Bunun oluşması için cismin saniyede 300,000 km. hızla gitmesi gerekmektedir. Böylece zamanın ilerisine ve gerisine yolculuk mümkün hale gelecektir.Teorik olarak kolay geliyor değil mi? Fakat günümüzde, herhangi bir cismin saniyede 300,000 km. hıza ulaşabilmesi ise tamamen imkansız. Çünkü cisim hızlandıkça kütlesi artacaktır. Ve cismi daha da hızlandırmak için her defasında çok daha büyük bir kuvvete ihtiyaç olacaktır. Günümüzde hiçbir bilim adamı bunun nasıl yapılacağını bilmiyor. Yani imkansız. <br><br>Işık hızına ulaşmamızı engelleyen şeyin kütle olduğunu biliyoruz. Peki kütlesi sıfır <br>olan bir cismi zaman yolculuğuna yollayabilir miyiz? Elbette mümkün. Kütlesi olmadığı için hızlandırma konusunda herhangi bir problem yaşanmayacaktir. Peki kütlesi olmayan o şey bir cisim midir? Bilindiği üzere cisimlerin bir kütlesi vardır. Ve bunun korunması gereklidir.Yoksa o şey cisim olma kavramından çıkar. Peki, evrende kütlesi <br>olmayan bir cisim var mı? Bilim adamları, evrende var olan ve adı Tachyon olan bir cismin kütlesinin sıfır olduğuna inanıyorlar. Bilim adamlarının teorilerine göre, tachyonic hızlandırma denilen bir metodla zamanda yolculuk yapmak mümkün. <br><br>Bir süre önce bilim adamları taychon maddesini hızlandırarak ışık hızına yaklaştırdılar ve ileri bir zamana geçirmeyi başardılar. Fakat şu an için, insanların zamanda yolculuk etmesi imkansız. Bir insanın bir arabaya binipte, saatte 88 mile ulaştıktan sonra zaman kavramları arasında yolculuk etmesi mümkün değil. Eğer <br>cisimlerin kütlelerini sabit tutmayı başarabilseydik, böyle bir şeyin olması için arabanın saatte 88 mil hızla değil,bu hızın bir milyon katı daha hızlı gitmesi gerekmekteydi. Ayrıca teorilere göre, bu hızı yakalayıp geçmişe gitmek mümkün olabilir. Fakat geçmişe gittiğiniz zaman orada kalırsınız. Asla kendi zamanınıza dönemezsiniz. Tabi bunların bir teori olduğunu da unutmayalım. Gelecekte neler olacağını kimse bilemez değil mi? Gelecek şu an için süprizlerle dolu bir bekleme salonu bizim için.... ALINTIDIR. Bence bu olabilir ben inanıyorum aynsteinın izafiyet teorisi süprizlerle dolu arkadaşlar <br>yani geçmişe gidersek babamızın çocukluğunu görebiliriz aynı filmdeki gibi ama dünyanın tersi istikametinde gidersek geçmişe ışık hızından daha fazla hız olması gerekiyor.açıklamaya göre dünyanın dönüş hızının tersi istikametinde gidersek ışık hızından daha hızlı o zaman geçmişe gideriz.ışık hızından daha hızlı gidersek dünyanın çevresinde zaman boyutu oluşuyormuş burdan geçmişe gidiliyormuş aynstein teorisine göre.gelecek hakkında bir açıklama yok.ne güzel değilmi bir gün olacak mutlaka. <br>&nbsp; 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>30 Oct 2007 21:43:53 GMT</pubDate>
		<guid>http://semih88.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005069951</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Kad&#305;nlar&#305;n istenmeyen adam&#305; olmak</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://semih88.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005069949</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p><p align="center">Günümüzün globalleşen dünyasında bu tür sorunları duymak mümkündür.Neden bu hale geldi?Hadi gelinde bu sorunların köküne inelim? Eskiden bildiğimiz kadarıyla kadınlar yüzyıllarca ezilmiş,eziyet edilmiş,işkence çektirilmiş ve hor görülmüştür.Ama eski Türklerde yani islamiyetten önce böyle bir şeyin olmadığını görüyoruz.Kadın savaşabiliyor,önemli görevlerde yer alabiliyordu.Avrupada ise öyle değildi kadınlar insan gibi görülmüyor ve resmen insanlık dışı muamele görüyorlardı.Türkler islamiyetle tanıştıktan sonra Selçuklularda ortaya çıkan bazı yobazlar kadın yapamaz ve edemez gibi söylemler söyleyerek halkı kandırmışlar ve bunun kuranı kerimde bile yazdığını söylemişlerdir ama böyle bir şeyin olmadığını bizde biliyoruz.Ondan sonraki dönemler kadınlar gerileme dönemi içerisine girmişler ve yüzyıllarca sürecek kadın-erkek savaşı başlayacaktır ve günümüzdede sürmektedir.kadınlar cumhuriyet gelene kadar ezilmişler ve erkek kısmından nefret eder hale gelmişlerdir.cumhuriyet türkiyeye gelince kadınlar hak sahibi olmuşlar ama bu temel taaki günümüze kadar oturamamıştır.Çünkü eskiden erkekler istediği kadınla evlenebiliyordu ve birçok hakka sahiplerdi ve kadının böyle bir hakkı yoktu.o yüzden bu olacakki kadınlar artık erkeklerden nefret eder hale gelmişler ve erkeklerde sevdiği beğendiği kadının kendisini beğenmediğini söylerek bunalıma girmeye başlamışlar ve kadınlarda bu kendilerine verilen hak karşısında başı dik ilerlemeye koyulmuşlardır.sözün kısası şu Erkek kısmı artık beğendiği birine teklif edemez hale gelmiştir.çünkü erkek kızın onu reddetmesinden korkar hale gelmiştir.kadınlar bir erkeğe ben seni sevmiyorum,tipim değilsin yada benim bir sevgilim var deyip işin içinden çıkar hale gelmişler.erkeklerde bu söylemler karşısında hayata küsme noktasına kadar gelmişlerdir.Selçuklularda başlayan bu süreç maalesef günümüze kadar yansımış ve belkide yüzyıllarca sürecek nifak tohumları atılmıştır.ama günümüzde o tohum maalesef çınar olmuştur ve daha da büyüyecekmi o bilinmez.saygılarla Yazan: Semih Özyıldırım <br>&nbsp;<br></p>&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>30 Oct 2007 21:39:13 GMT</pubDate>
		<guid>http://semih88.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005069949</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Bursa (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000617630</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000617630&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000617630&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000617630&mode=e" flashvars="&config=41000000000617630&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>Bursa görüntüleri</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>30 Oct 2007 12:48:28 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000617630</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Bursa (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000617608</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000617608&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000617608&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000617608&mode=e" flashvars="&config=41000000000617608&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>Havaalanı</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>30 Oct 2007 12:39:37 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000617608</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Metin Uca ile Ben (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001151503</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Metin_Uca_ile_Ben" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001151503'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/115/1/503/1151503/10397558_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>27 Jul 2008 09:39:44 GMT</pubDate>
		<guid>http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001151503</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>K&#305;br&#305;s (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000775000</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Kibris" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000775000'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/77/5/0/775000/9197740_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>30 Oct 2007 12:33:09 GMT</pubDate>
		<guid>http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000775000</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Bursa (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000796761</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Bursa" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000796761'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/79/6/761/796761/8072494_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>13 Nov 2007 12:37:33 GMT</pubDate>
		<guid>http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000796761</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>G&#252;zel Resimler (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000796776</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Guzel_Resimler" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000796776'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/79/6/776/796776/7279408_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>13 Nov 2007 12:47:27 GMT</pubDate>
		<guid>http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000796776</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Bayraklar (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000796770</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Bayraklar" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000796770'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/79/6/770/796770/7279372_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>13 Nov 2007 12:44:50 GMT</pubDate>
		<guid>http://semih88.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000796770</guid>
	</item>
	
</channel></rss>